İdari Yargıda Olağan Kanun Yolları
- Hukuk ve Güvenlik Editör
- 10 saat önce
- 8 dakikada okunur

ÖZET
İdari yargı içinde oldukça fazla nüans barındıran oldukça geniş ve ayrıntılı bir yargı türü olarak karşımıza çıkmaktadır. İdari yargının bünyesinde vergi yargısı gibi esaslı bir alanın da bulunuyor olması uygulamada iş yükü fazla olan mahkemelerimizin hukuki değerlendirmelerinde hatalar yapmalarına neden olabilmektedir. Bu nedenle bir üst yargıda da hukuki uyuşmazlık konusunun değerlendirmeye tabi tutulması bir zorunluluk olarak durmaktadır. Çalışmamızda idari yargıda bulunan olağan kanun yolları izah edilecektir. Olağan kanunun yolları süreci kesinleşmemiş ilk derece mahkemesi kararları ile başladığı için öncelikle kısaca ilk derece yargılamasındaki dava türlerine vergi yargısı da gözetilerek değinilecektir.
Anahtar kelimeler: İdari Yargı, Olağan Kanun Yolu, Vergi Yargısı, İstinaf, Temyiz
1. GİRİŞ
İdari yargıda dava türleri 3 ana başlık altında toplanmıştır. Bunlar iptal davası, tam yargı davası ve idari sözleşmelerden doğan davalardır. Mevzuatımızda İdari Yargılama Usul Kanunu 2. madde de idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden birinin hukuka aykırı olması nedeniyle idare mahkemesinde ilgililerce iptal davası, idari eylem ve işlem nedeniyle hakları doğrudan ihlal edilenler tam yargı davası; tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartları ve sözleşmelerinden doğa uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşme için idari sözleşmelerden doğan davalar idari yargıda açılabilmektedir.[1] Bu davalarda verilmiş kesinleşmemiş kararlara karşı da olağan kanun yollarına; kesinleşmiş kararlara karşı da olağan üstü kanun yollarına gidilmektedir. Çalışmamızda öncelikle, konu bütünlüğünün sağlanması için kısaca idari yargıdaki ilk derece yargılaması vergi mahkemesi uygulamaları da dikkate alınarak açıklanacak akabinde olan kanun yolları izah edilecektir.
2. İDARİ YARGIDA İLK DERECE YARGILAMASI
2.1 Genel olarak
İdari yargıda ilk derece yargılamasında yetkili ve görevli mahkemeler idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleridir. İdari yargıda iptal davası, tam yargı davası ve idari sözleşmelerden kaynaklı davalar olmak üzere 3 tür dava bulunmakla birlikte her dava türünün içeriği birbirinden farklıdır.
2.2 İptal Davası
İdari Yargılama Usulü Kanunu 2. madde de idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden birinin hukuka aykırı olması nedeniyle idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.[2] Bu noktada Vergi Mahkemelerinde de “iptal davasının” açılabileceği dikkatten kaçmamalıdır. Aynı şekilde İdari Yargılama Usulü Kanunu 2/2. madde de idari yargıda yerindelik denetiminin yapılamayacağı bunun yasak olduğu oldukça önemli bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. İdare Mahkemesi bu yasak kapsamında idarenin takdir yetkisini kaldıracak şekilde karar veremez. Denetim sadece işlem ve eylemlerin hukuka uygun olup olmadığı ile sınırlı olup yürütmenin görevlerini kısıtlayıcı şekilde yargılama yapılamayacağı izahtan varestedir.
Nitekim, Anayasa Mahkemesi’nin 01.10.2021 tarihli, 2016/ 144 E.- 2020/75 K. Sayılı kararında da 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamınca yapılacak yargılamada denetimin idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğu ile sınırlı olduğu hiçbir görüntü altında “yerindelik denetimi” yapılamayacağı vurgulanmıştır.[3]
2.2.1 Vergi Yargısında İptal Davası
Vergi Mahkemelerinde aynı idare mahkemesinde olduğu gibi Vergi Usul Kanunu 377. maddede sayılan mükellefler, vergi cezası kesilenler idare tarafından tarh edilen, tahakkuk ettirilen ceza, faiz ve zamlara karşı iptal davası açılabilmektedir.[4] İdari Yargısı başlı başına özellik arz eden ve içinde oldukça fazla ayrıntı barındıran bir yargılama türü olmakla birlikte Vergi Yargısı çok daha ayrıntılı düzenlemeler içerin bir yargı türü olduğu için Anayasa 40. Madde kapsamında hak sahiplerinin hangi yargı yoluna gidecekleri konusunda tereddütte düşmelerinin engellenmesi ve hak kayıplarının önlenmesi için idareye yapmış oldukları işleme karşı hangi yargı yoluna, hangi sürede başvurulabileceği konusunda ilgililere bildirim yapılması zorunluluğu getirilmiştir. Bu hususta idarenin eksiklik veya zafiyet göstermesi Danıştay 9.Daire 2020/1735 E.- 2021/2140 K. sayılı 22.03.2021 tarihli kararda da açıkça belirtildiği üzere idari işlemin iptali sebebi olacaktır.[5]
2.2.2 Dava Açma Süresi
İdari yargılamada uygulamada en sık rastlanan problem dava açma süreleri ve dava açma sürelerinin başlangıç tarihleri olarak karşımıza çıkmaktadır. İdari yargıda, Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalar ile idare mahkemelerinde açılacak iptal davalarında İdari Yargılama Usulü Kanunu 7. madde kapsamında 60 gün; Vergi Mahkemelerinde ise 30 gündür.
Bu süreler, idari işleme ilişkin yazılı bildirim yapıldığı, tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın, tebliğ yapılan durumlarda tebliğin yapıldığı, adresleri belli olmayanlar için ilanın, önce idareye başvur gereken durumlarda idare tarafından başvurunun reddi veya 30 gün içinde cevap verilmemesi durumda reddedilmiş sayıldığı tarihten itibaren başlamaktadır. Bu süreler kesin süreler olmakla birlikte hak düşürücü niteliktedir. Zamanaşımı süreleri ile karıştırılmamalıdırlar.[6]
2.3 Tam Yargı Davası
Tam yargı davaları özel hukuk uygulamasında yerini bulan maddi tazminat ile manevi tazminat davalarının idari yargıdaki muadilleri olarak değerlendirilebilecek davalar olup; idarenin işlemi, eylemi yada ihmali nedeniyle maddi veya manevi zarara uğrayanların idari yargıda dava açarak maddi veya manevi zararlarının teminini sağladıkları bir dava olarak karşımıza çıkmaktadır. İdare genellikle, icra ettiği kamu görevleriyle illiyet kurulabilen zararları ödemekle yükümlüdür; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için, zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya çıkması zorunludur. Burada, bir tazminattan idarenin sorumlu tutulabilmesi için hizmet kusuru yanında davacının objektif ölçülerde doğmuş bir zararının olması gerektiği tartışmasızdır. Aksi halde idare üzerinde adil olmayan bir sorumluluk oluşturulmuş olacaktır.[7]
2.3.1 Vergi Yargısında Tam Yargı Davası
Aynı iptal davasında olduğu gibi tam yargı davaları da Vergi Yargısında görülmektedir. Burada hukuk yargılamasından farklı olarak, vergi hukukunun ayrıntılı yapısı nedeniyle vergi hakiminin ekonomik ve teknik değerlendirme yetkisi ile araştırma yetkisinin çok daha geniş olması gerektiği izahtan varestedir.[8]
2.3.2 Dava Açma Süresi
İdari Yargılama Usulü Kanunu 11. Madde kapsamında, hakları idari fiiller nedeniyle zarara uğrayanlar kendilerine yazılı bildirim yapıldığı tarihten veya başkaca bir şekilde öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl ve her ne olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde konu ile ilgili idareye başvuru yaparak haklarının haklarını talep etmelidirler. Bu süreler içinde idareye başvuru yapmayanların hak kaybı olacağı gibi idare tarafından talepleri tamamen veya kısmen reddedilenler; red kararının kendilerine tebliğinden itibaren tam yargı davası açma hakkına sahip olacaklarıdır.
İstekleri açıkça reddedilmeyen hak sahipleri açısından ise süreler talepten itibaren 30 gün içinde cevap verilmemesi halinde başlayacak olup; tam yargı davasının İdare Mahkemesine açılması süresi 60 gündür. İdare mahkemesinden farklı olarak tam yargı davasını açma süresi Vergi Mahkemelerinde 30 gün olarak uygulanmaktadır.
İlgililer öncelikle iptal davası açma yoluna gitmişlerse de ilke derece mahkemesindeki yargılamanın ardından olağan kanun yolları tüketilip kararın kesinleşmesi ve kesinleşen kararın kendilerine tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde; 30 gün içinde de vergi mahkemesinde tam yargı davası yoluna gidebilirler.[9]
2.3.3 Tam Yargı Davalarında Islah
Aynı hukuk mahkemelerinde olduğu gibi tam yargı davalarında da ıslah kurumu mevcuttur. Maddi tazminat talebi açısından aynı hukuk mahkemelerinde olduğu gibi fazlaya ilişkin haklarım saklı kalmak kaydıyla denilerek dava ikame edilirse, yargılama sırasında tazminatın netleşmesi halinde belirlenecek tazminat tutarınca gerekli olan ıslah harcı mahkeme veznesine, ıslah dilekçesi ile verilmesinin akabinde ödenirse, davada değer artışı gerçekleşmiş olacak ve dava ıslah edilmiş olacaktır.[10]
2.4 İdari Sözleşmelerden Doğan Davalar
Kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla yapılmış sözleşmenin tarafları arasında çıkan uyuşmazlıklar da idari yargının konusunu oluşturabilmektedir. Ancak burada önemli olan husus tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerin bu davalardan ayrı tutulmuş olmasıdır.[11] Burada dava konusu sözleşmelerin konusunun kamu hizmeti olması gerektiği gibi kamu hukuku kurallarına tabi özel hukuk sözleşmelerinde yer almayan idareye üstün yetkiler sağlayan sözleşmelerin varlığının gerektiği unutulmamalıdır.
Tahkim yolu öngörülen konularda ise Anayasa’nın 125/1. Maddesi gereği tahkim usulüne başvurulması gerekir. Ayrıca, tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan davalar için ilk derece mahkemesi Danıştay dava dairleri olmakla bunlar dışında kalan konularda ilk derece mahkemeleri idare mahkemeleridir.[12] Burada dikkat çekici konulardan birisi hiç kuşku yok ki iptal ve tam yargı davalarından farklı olarak idari sözleşmelerden kaynaklı dava türünün Vergi Yargısında bulunmamasıdır. Vergi yargısında iptal ve tam yargı davaları dışında dava bulunmamaktadır.
3. İDARİ YARGIDA OLAĞAN KANUN YOLLARI
3.1 Genel Olarak
İzah etmiş olduğumuz üzere idari yargıda idare mahkemeleri veya vergi mahkemelerince yapılan ilk derece yargılamasının ardından olağan veya olağan üstü kanun yolları süreci başlamaktadır. Konumuzun olağan kanun yolları olması nedeniyle konuyu dağıtmamak için idari yargıda olağan üstü kanun yollarının İdari Yargılama Usulü Kanunu 51. Madde ile 53. Madde kapsamında Kanun Yararına Temyiz ve Yargılamanın Yenilenmesi yolları olduğunu ve bu yollara başvurulabilmesi için ortada kesinleşmiş bir kararın bulunması gerektiğini belirtmekle yetineceğiz.[13]
3.2 İstinaf Kanun Yolu
İdare veya Vergi Mahkemelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen ve kesin olmayan kararlara karşı yargı sistemimizde istinaf kanun yolu, olağan bir kanun yolu olarak karşımıza çıkan ilk kanun yoludur. İdari Yargılama Usulü Kanunu 45. Maddede düzenlenmiş olan bu kanun yoluna başvurulabilmesi için İdari Yargılama Usulü Kanunu 45/8.maddede belirtilen ivedi yargılama usulüne tabi olmayan bir dava olmalıdır.[14] İstinaf incelemesinde yetkili ve görevli olan merci Bölge İdare Mahkemeleridir. Bu hususta idare mahkemeleri ile vergi mahkemeleri arasında bir ayırım bulunmaktadır.
3.2.1 Süreler ve Sınır
İdari Yargılama Usulü Kanunu 45.madde gereği istinaf başvuru süresi ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının tebliğinden itibaren 30 gündür ve 2025 yılı verilerine göre 44.000-TL altında kalan kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmaz, çünkü bu kararlar kesindir.[15]
Ayrıca, istinaf incelemesi aşamasında yürütmeyi durdurma kararı verilebilmektedir.[16]
3.2.2 İstinaf İncelemesinde Verilecek Kararlar
İdari Yargılama Usulü Kanunu 45.madde kapsamında istinaf mahkemesi yapmış olduğu inceleme sonucunda:
İYUK 45/3 “... Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...”
İYUK 45/4 “... Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir...”
İYUK 45/5 ”... Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir...”
Kararlarından birini verecektir. Bölge İdare Mahkemesinin, istinaf incelemesi ile İYUK 45/ 3,4,5 maddelerinde belirlenen sınırlar dışında bir karar verme yetkisi bulunmamaktadır.
3.3 Temyiz Kanun Yolu
İdari Yargılama Usulü Kanunu 46. Madde temyiz kanun yolunu düzenlemektedir ve idari yargıda temyiz mercii Danıştay’dır. Bu kapsamda bölge idare mahkemesinin istinaf mercii olarak verdiği kararlara, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak bakıp karara bağladıkları kararlara, İdari Yargılama Usulü Kanunu 20.maddede bulunan ivedi yargılama usulüne tabi davalarda verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulabilmektedir.[17]
3.3.1 Süreler ve Sınır
Bölge idare mahkemeleri tarafından istinaf incelemesi üzerine verilen kararlar bu kararların tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz edilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 20/A’ya göre ivedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklara ilişkin kararlar ilk derece mahkemesinin verdiği kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içinde Danıştay’da temyiz edilir. Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararlar bu kararların tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay’da temyiz edilir. Kanunda yer alan süreler kesindir ve sürelerin kaçırılması halinde temyiz kanun yolu incelemesi yapılamaz.[18]
Temyiz incelemesinde de aynı istinaf incelemesinde olduğu gibi yasal sınırlar vardır. Bölge İdare Mahkemelerince istinaf incelemesi sonucu verilen 2025 yıl verilerine göre 1.324.000-TL’nin altında kalan davalara karşı temyiz kanun yoluna gidilemeyecek; bu kararlar istinaf incelemesi sonucunda kesinleşecektir.[19]
3.3.2 Temyiz İncelemesinde Verilecek Kararlar
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararlara karşı yapılan temyiz incelemesinde Danıştay tarafından İdari Yargılama Usulü Kanunu 49/1.madde gereği onama, düzelterek onama, gerekçeyi değiştirerek onama ve bozma kararı verebilir. Danıştay, temyiz incelemesi sonucunda kararı hukuka aykırı bulursa bozma kararı verir ve bozma gerekçesiyle birlikte dava dosyasını kararı veren mercie gönderir. Onama kararı ile birlikte dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de Bölge İdare Mahkemesine gönderilir. Danıştay, temyiz incelemesi sonucu, kısmen onama ve kısmen bozma kararı da verebilir.[20]
4. SONUÇ
İdari yargının içeriği bir bütün olarak uygulamada hukukçularca tam olarak bilinemeyen konular arasında yerini almaktadır. Özellikle vergi yargısını da bünyesinde bulunduran idari yargının ayrıntılı mevzuatı hukukçular tarafından dahi hakim olmakta zorlanılan bir alanken; ekonomik sebeplerle hukuki destek alamayan vatandaşlarca kavranabilmesini beklemek mümkün değildir. Bu nedenle idari yargı başta olmak üzere tüm yargı sistemimizde mahkemelere ulaşabilmenin kolaylaştırılması yolları aranmalı yargılama sadeleştirilmelidir kanaatindeyiz. Çalışmamızda da görüldüğü üzere ilk dereceden istinaf, temyiz aşamalarına kadarki süreçlerdeki sürelerin başlaması, prosedürler yargıya ulaşabilme, Anayasa’da güvence altına alınan hak arama hürriyetini işlevsiz kılma tehlikesine neden olmaktadır.
KAYNAKÇA
https://kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargida-dava-turleri, (Erişim Tarihi: 12.12.2024).
https://barandogan.av.tr/blog/vergi-ve-idare-hukuku/idari-islemin-iptali-davasi-nedir.html, (Erişim Tarihi:12.12.2024).
Esin. İ.G., https://www.esin.av.tr/tr/2021/10/15/turk-idari-yargisinda-yerindelik-denetimi , (Erişim Tarihi: 18.12.2024).
Altaş, F., https://www.altas.av.tr/post/vergi-hukukunda-iptal-ve-tam-yarg, (Erişim Tarihi: 18.12.2024).
https://kazanci.com.tr/gunluk/9d-2020-1734.htm, (Erişim Tarihi: 18.12.2024).
Çağlayan, R., “İdari eylemden doğan tam yargı davalarında dava açma süreleri”, https://dergipark.org.tr/tr/download, s.8. (Erişim Tarihi: 18.12.2024).
https://www.sayistay.gov.tr/files/4323_der23m4.pdf , (Erişim Tarihi: 18.12.2024).
Dursun. H., “Vergi Uyuşmazlıklarından Doğan Davaların Kuramsal Niteliğini Saptayabilmek”, TBB Dergisi, S.78, 2008, s. 244.
https://www.ozgunlaw.com/makaleler/idari-yargilama-hukukunda-islah-kurumu-244, (Erişim Tarihi: 18.12.2024)
https://kulacoglu.av.tr/idari-sozlesmeden-dogan-iptal-ve-tazminat-davasi/, ( Erişim Tarihi: 18.12.2024)
https://www.ahmetalkan.av.tr/idari-yargida-olaganustu-kanun-yollari, (Erişim Tarihi: 02.01.2024)
https://rm.coe.int/4-idari-yargida-kanun-yollari, ( Erişim Tarihi: 02.01.2025)
https://slchukuk.com.tr/parasal-sinirlar/, ( Erişim Tarihi: 02.01.2025)
https://www.akademikhukuk.org/idari-yargida-temyiz-kanun-yolu/, ( Erişim Tarihi: 02.01.2025)
[1] https://kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargida-dava-turleri, (Erişim Tarihi: 12.12.2024).
[2] https://barandogan.av.tr/blog/vergi-ve-idare-hukuku/idari-islemin-iptali-davasi-nedir.html, (Erişim Tarihi:12.12.2024).
[3] Esin. İ.G., https://www.esin.av.tr/tr/2021/10/15/turk-idari-yargisinda-yerindelik-denetimi , (Erişim Tarihi: 18.12.2024).
[4] Altaş, F., https://www.altas.av.tr/post/vergi-hukukunda-iptal-ve-tam-yarg, (Erişim Tarihi: 18.12.2024).
[5] https://kazanci.com.tr/gunluk/9d-2020-1734.htm, (Erişim Tarihi: 18.12.2024)
[6] Çağlayan, R., “İdari eylemden doğan tam yargı davalarında dava açma süreleri”, https://dergipark.org.tr/tr/download, s.8. (Erişim Tarihi: 18.12.2024)
[7] https://www.sayistay.gov.tr/files/4323_der23m4.pdf , (Erişim Tarihi: 18.12.2024)
[8] Dursun. H., “Vergi Uyuşmazlıklarından Doğan Davaların Kuramsal Niteliğini Saptayabilmek”, TBB Dergisi, S.78, 2008, s. 244.
[9] https://barandogan.av.tr/blog/vergi-ve-idare-hukuku/tam-yargi-davasi-ve-idareye-tazminat-davasi-nasil-acilir.html, ( Erişim Tarihi: 18.12.2024)
[10] https://www.ozgunlaw.com/makaleler/idari-yargilama-hukukunda-islah-kurumu-244, (Erişim Tarihi: 18.12.2024)
[11] https://kulacoglu.av.tr/idari-sozlesmeden-dogan-iptal-ve-tazminat-davasi/, ( Erişim Tarihi: 18.12.2024)
[12] https://kulacoglu.av.tr/idari-sozlesmeden-dogan-iptal-ve-tazminat-davasi/, ( Erişim Tarihi: 18.12.2024)
[13] https://www.ahmetalkan.av.tr/idari-yargida-olaganustu-kanun-yollari, ( Erişim Tarihi: 02.01.2025)
[14] https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/30419/, (Erişim Tarihi:02.01.2025)
[15] https://slchukuk.com.tr/parasal-sinirlar/, ( Erişim Tarihi: 02.01.2025)
[16] https://kulacoglu.av.tr/idari-sozlesmeden-dogan-iptal-ve-tazminat-davasi/, ( Erişim Tarihi: 18.12.2024)
[17] https://www.akademikhukuk.org/idari-yargida-temyiz-kanun-yolu/, ( Erişim Tarihi: 02.01.2025)
[18] https://rm.coe.int/4-idari-yargida-kanun-yollari, ( Erişim Tarihi: 02.01.2025)
[19] https://slchukuk.com.tr/parasal-sinirlar/, ( Erişim Tarihi: 02.01.2025)
[20] https://rm.coe.int/4-idari-yargida-kanun-yollari, ( Erişim Tarihi: 02.01.2025)



Yorumlar