top of page

AÇIK KAYNAK VE İSTİHBARAT FAALİYETLERİ HAKKINDA YASAL DÜZENLEME İHTİYACI ANALİZİMİZ



Hazırlayan     : Av. Cem Demirtaş (İzmir Barosu-10279)-24.06.2026


Konu     :  2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Millî İstihbarat Teşkilâtı Kanunu’nun 27. Maddesi kapsamında yasal düzenleme yapılması önerisidir.


Açıklamalar   :

 

İstihbarat ilkelerinin başında gizlilik gelmektedir. Halk arasında sıkça kullanılan iki kişinin bildiği sır değildir sözü tam da bu ilke ile alakalıdır. Çünkü istihbarat faaliyetlerinin olmazsa olmaz kuralı gizliliktir. Gizlikten anlaşılması gereken ise istihbarat döngüsü sürecinin tüm aşamalarının perdelenmesi yanında kurum faaliyetlerinin de perdelenmesidir. Verilerin açık, yarı açık veya gizli kaynaklardan toplanması işlenmesi ile oluşan istihbarat çarkı sürecinin karşı istihbarat faaliyetlerinden korunması gerektiği gibi günümüzde özellikle sosyal medyanın yoğun kullanımı nedeniyle oluşan zaafların da önüne geçilmesi için önlemler alınması gerekmektedir.  Küresel çapta faaliyet gösteren istihbarat servislerinin personelleri arasında açık kaynakları %60 oranında kullanan analizciler ve twitteroloji olarak tanımlanan sosyal ağlar üzerinden küresel ölçekte toplumların durumlarını  analiz edebilen çalışmalar olduğunu düşündüğümüzde günümüz dünyasında istihbarat çalışmalarında gizliliğin muhafazasının öneminin her geçen gün arttığını değerlendirilmesi mümkün olduğu gibi istihbarat servislerinin de özellikle sosyal medya ile ilgili alanlarda yenilenmiş bir kamu diplomasisi yürütmek konusunda revize olmayı başarması gerektiği de ayrıca gizlilik başlığı altında dikkate alınması gereken bir husustur.


Bu kapsamda, Sabah Gazetesi’nin internet üzerinden 23.06.2026, saat:08.50’de yayımlamış olduğu haberde (https://www.sabah.com.tr/trend/galeri/magazin/dunyanin-en-guclu-istihbarat-servisleri-belli-oldu-mit-kacinci-sirada-2026-listesine-damga-vuran-siralama, Erişim:24.06.2026) yapay zeka tarafından yapılan değerlendirmede Milli İstihbarat Teşkilatımızın Dünya sıralamasında 4. Sırada olduğu yönündeki haber hepimizin göğsünü kabartmış olsa da; yapılan haberde sıralamanın her geçen gün gelişmekte olan yapay zeka teknolojisi ile açık kaynak taraması sonucu yapıldığının paylaşılmış olması, Milli Güvenlik Riskleri anlamında bir uyarı olarak değerlendirilmelidir düşüncesindeyiz.


Nisan 2026 Yılında, Milli İstihbarat Akademisi, Yapay Zeka Çağında Siber Güvenlik ve Türkiye’nin Stratejik Öncelikleri üzerine bir rapor yayınlamıştır. (Chromeextension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://mia.edu.tr/uploads/f/24042026_1.pdf, Erişim: 24.06.2026) 


Raporda yapay zeka ile ilgili tehditler ayrıntılı olarak değerlendirilmiş ve sonuç kısmında ülkemizin bu konudaki stratejisi şu şekilde sıralanmıştır:


Kısa Vadeli Hedefler


• Merkezî koordinasyonun güçlendirilmesi ve YZ destekli siber riskler için ortak bir kurumsal çerçevenin oluşturulması.


• Kamu kurumları, kritik altyapı işletmecileri ve düzenlemeye tabi sektörlerde kullanılan YZ sistemleri için zorunlu envanter çıkarılması.


• YZ sistemlerinin işlediği veri türü, etki ettiği karar süreçleri, sahip olduğu yetki düzeyi ve bağlı olduğu dış servis sağlayıcıların görünür hâle getirilmesi.


• BDM ve ajan tabanlı sistemler için veri sınıflandırması, işlem günlüğü, çıktı doğrulama ve insan onayı gibi asgari güvenlik kurallarının belirlenmesi.


 • Yüksek riskli işlemlerde çok katmanlı doğrulama süreçlerinin güncellenmesi.


 • SGB koordinasyonunda kamu genelinde ortak uygulama esaslarının belirlenmesi.


 Orta Vadeli Hedefler


 • Regülasyon, standart, denetim ve sektörel dayanıklılık mekanizmalarının kurumsallaştırılması.


 • Kritik altyapılar ve kamu hizmetlerinde kullanılan YZ sistemleri için sektörel teknik standartların geliştirilmesi.


 • Kamu alımlarında güvenlik, denetlenebilirlik, kayıt tutma, olay raporlama, tedarik zinciri görünürlüğü ve insan denetimi şartlarının açık biçimde tanımlanması.


 • SOME yapılanmasının olgunluğunun artırılması ve tehdit istihbaratı paylaşım süreçlerinin  YZ kaynaklı riskleri kapsayacak şekilde güçlendirilmesi.


 • Olay müdahale süreçlerinin, YZ destekli tehdit senaryolarını içerecek biçimde güncellenmesi.


 • Kamuda YZ kullanımına ilişkin veri yönetişimi, yetki sınırları ve sorumluluk zincirinin daha açık hâle getirilmesi.


 • Güvenlik ekosisteminin yalnızca olaylara tepki veren bir yapıdan çıkarılarak önleyici, denetleyici ve öğrenen bir yapıya dönüştürülmesi.


 Uzun Vadeli Hedefler 


• Dış teknoloji bağımlılığının güvenlik sonuçlarını yönetebilen güçlü bir ulusal kapasitenin oluşturulması.


 • Test, doğrulama, sertifikasyon ve denetim kapasitesinin geliştirilmesi.


• Uzman insan kaynağını güçlendiren ve kamu, özel sektör ile akademi arasında sürdürülebilir iş birliği sağlayan mekanizmaların kurulması.


• Yerli siber güvenlik ve YZ ekosisteminin desteklenmesi.


• Kritik alanlarda stratejik bağımlılık yaratabilecek dış bileşenlerin daha yakından izlenmesi ve yönetilmesi.


• Kimlik manipülasyonu, derin sahte, sentetik medya ve bilgi güvenliği risklerine karşı toplumsal farkındalığın artırılması.


• YZ’nin; güvenli, denetlenebilir, hesap verebilir ve dayanıklı bir yönetişim çerçevesi içinde yönetilmesini sağlayan kalıcı bir ulusal yapı kurulması.


Görüldüğü üzere yapay zeka oldukça ciddi bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Şuan hukuk alanında dahi aktif olarak kullanılmakta olan bu sistemin açık kaynak taraması ile Milli İstihbarat Teşkilatı’nın imkan ve kabiliyetleri konusunda değerlendirme yapabilmesi; ileri de daha da gelişen sistemlerde, rakip istihbarat  servislerinin en üst seviye analizcilerinin dahi dikkatinden kaçabilecek hususlarda yapay zeka sayesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nın hareket kabiliyeti konusunda geleceğe yönelik projeksiyonlar yapılarak , gerçeğe yakın hareket modellemeleri ile yüksek sonuçlu tahminlerin oluşmasına neden olabilme riskini barındırmaktadır!


Bu kapsamda, eğer ki açık kaynak verileri kurum tarafından stratejik bir teknik olarak algı oluşturma amacıyla sunulmuyorsa; bu durumda kurum ile ilgili haberlerin açık kaynağa yansıması konusunda oldukça ciddi bir filitrenin gelecek süreçte ihtiyaca dönüşeceği kanaatimizce izahtan varestedir.


2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Millî İstihbarat Teşkilâtı Kanunu’nun 27. Maddesi şu şekilde düzenlenmiştir:

 

Madde 27 – (Değişik: 17/4/2014-6532/7 md.)


Millî İstihbarat Teşkilatının görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgeleri, yetkisiz olarak alan, temin eden, çalan, sahte olarak üreten, bunlar üzerinde sahtecilik yapan ve bunları yok eden kişiye dört yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.


MİT mensupları ve ailelerinin kimliklerini, makam, görev ve faaliyetlerini herhangi bir yolla ifşa edenler ile MİT mensuplarının kimliklerini sahte olarak düzenleyen veya değiştiren ya da bu sahte belgeleri kullananlara üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. (1)


Birinci  ve ikinci fıkra kapsamındaki bilgi ve belgelerin; radyo, televizyon, internet, sosyal medya, gazete, dergi, kitap ve diğer tüm medya araçları ile her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim araçları vasıtasıyla yayımlanması, yayılması veya açıklanması hâlinde; 9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanununun 11 inci maddesi ile 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddeleri hükümlerine göre sorumlulukları belirlenenler ile bunları yayanlar hakkında üç yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası verilir.

 

Bu Kanun kapsamındaki görev ve yetkilerin kullanılmasını engelleyenlere üç   yıldan beş yıla kadar, ihmal veya suistimal suretiyle önleyenlerle yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.


Söz konusu fiillerin MİT mensuplarınca işlenmesi hâlinde verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.


(Ek fıkra: 20/11/2017-KHK-696/52 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/47 md.) İstifa işlemleri tamamlanmadan görev yerini terk eden, görev yerinden veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz veya mazeretsiz olarak kesintisiz on gün süreyle ayrılan MİT personeli, yürütülecek idari soruşturma sonucuna göre Devlet memurluğundan çıkarılır. Bu kişilere iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.

 

İlgili düzenlemeye bakıldığında kurum faaliyetlerinin iç yüzüne, personele ve personelin aile üyelerine yönelik bilgilerin korunduğu görülmektedir. Ancak buna rağmen ilgili haberde de görüleceği üzere kurumun imkan ve kabiliyetleri konusunda açık kaynak verisine ulaşılabilmekte ve değerlendirmeler yapılabilmektedir.


Bunların yanında kurumda görev yapmış ve emekli olduktan sonra çeşitli saiklerle sosyal ağlarda oldukça stratejik istihbarat operasyonları hakkında konuşmalar yapan kişilerin bulunduğu da dikkate alındığında 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Millî İstihbarat Teşkilâtı Kanunu’nun  27. Maddesi’nin genişletilerek uygulanmasını gerektirecek yeni düzenlemelere ihtiyaç olacağı, bu konuda  henüz yolun başında olunması nedeniyle Milli İstihbarat Akademisi açık kaynak faaliyetleri hariç gözbebeğimiz teşkilatımız ile ilgili olarak tek bir haberin dahi olmadığı bir düzene geçilmesini sağlayacak yasal düzenlemelere ihtiyaç bulunduğu ve bu hususta Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Milli İstihbarat Akademisi ile eşgüdüm sağlanması gerektiği konusundaki değerlendirmemizi; ilgili yasanın aşağıdaki şekilde düzenlenmesinin fayda sağlayacağı yönündeki tespitimiz takdirinize sunarım:

Madde 27 – (Değişik: 17/4/2014-6532/7 md.)

 

Milli İstihbarat Teşkilatının görev ve faaliyetleri ile ilgili olarak Milli İstihbarat Akademisi açık kaynak verileri haricindeki verilerin  radyo, televizyon, internet, sosyal medya, gazete, dergi, kitap ve diğer tüm medya araçları ile her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim araçları vasıtasıyla yayımlanması, yayılması veya açıklanmasını yapan kişiye 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilir. 

Millî İstihbarat Teşkilatının görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgeleri, yetkisiz olarak alan, temin eden, çalan, sahte olarak üreten, bunlar üzerinde sahtecilik yapan ve bunları yok eden kişiye dört yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.

MİT mensupları ve ailelerinin kimliklerini, makam, görev ve faaliyetlerini herhangi bir yolla ifşa edenler ile MİT mensuplarının kimliklerini sahte olarak düzenleyen veya değiştiren ya da bu sahte belgeleri kullananlara üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. (1)

Birinci, İkinci   ve üçüncü fıkra kapsamındaki bilgi ve belgelerin; radyo, televizyon, internet, sosyal medya, gazete, dergi, kitap ve diğer tüm medya araçları ile her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim araçları vasıtasıyla yayımlanması, yayılması veya açıklanması hâlinde; 9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanununun 11 inci maddesi ile 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddeleri hükümlerine göre sorumlulukları belirlenenler ile bunları yayanlar hakkında üç yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası verilir.

 

Bu Kanun kapsamındaki görev ve yetkilerin kullanılmasını engelleyenlere üç   yıldan beş yıla kadar, ihmal veya suistimal suretiyle önleyenlerle yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.

Söz konusu fiillerin MİT mensuplarınca işlenmesi hâlinde verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.


(Ek fıkra: 20/11/2017-KHK-696/52 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/47 md.) İstifa işlemleri tamamlanmadan görev yerini terk eden, görev yerinden veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz veya mazeretsiz olarak kesintisiz on gün süreyle ayrılan MİT personeli, yürütülecek idari soruşturma sonucuna göre Devlet memurluğundan çıkarılır. Bu kişilere iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir

 

Saygılarımla...

 

 
 
 

Yorumlar


bottom of page